Kampanyalarımızdan haberdar olun
gezgindamaklar iletişim, bizi arayın, 0 216 348 53 90, gezgindamaklar rezervasyon

Yemekten Sonra Mutlaka Sıcak Birşeyler İçiniz

Çinliler ve Japonlar yemeklerinden sonra soğuk su değil sıcak çay içerler. Belki biz de yemekten sonra sıcak bir şeyler içme alışkanlığımızı onlardan edindik. Eğer yemeklerden sonra soğuk şeyler içiyorsanız bu yazı size hitap ediyor. Yemekten sonra soğuk bir şeyler içmek sizi rahatlatabilir.

Ancak tükettiğiniz soğuk su katılaşarak yağlı bir madde haline döner ve yavaş bir şekilde sindirilir. Bu asitli tepkime bozularak bağırsakta katı maddelerden daha hızlı bir şekilde emilir. Bir kısmı bağırsağa yapışır. Kısa bir süre sonra tamamen yağ haline döner ve kansere yol açar.

Yemekten sonra sıcak su veya çorba içmek en iyisidir.

Yemekte Doğru Bilinen 11 Yanlış

Günlük hayatta sıklıkla yediğimiz gıdalarla ilgili yapılan birçok hata var. Bunlar yanlış beslenmeye yol açıyor.

Birçok insan, sağlıklı yaşamak için yemek seçimlerine özen gösterir. Çocuklar için seçilen yemeklerin protein ve mineral açısından zengin olmasına dikkat edilir.

Hastalandıklarında çeşit çeşit karışımlar hazırlanır ki çabuk ayağa kalkabilsinler. Aynı şekilde eşler birbirine, öğrenciler ev arkadaşlarına hastalandıklarında iyi bakabilmek için elinden geleni yapar.

Ancak sağlıklı olduğunu düşünerek tükettiğimiz yiyecek ve içecekler bazen yanlış beslenmemize neden olabiliyor. Üstelik doğru bildiğimiz bu yanlışlar yalnız hastalık durumlarında yapılmıyor.

Günlük hayatta sıklıkla yediğimiz gıdalarla ilgili yapılan birçok hata var. Et yemeklerinin yanında ayran içmek, yemek arasında su içmemek, balı sıcak su veya sütle karıştırmak bunlardan yalnızca birkaçı. Bu yanlışların neler olduğunu öğrenmek isterseniz uzman diyetisyenler Turgay Köse, Dilara Koçak ve Dr. Haluk Saçaklı'nın tavsiyelerini okuyun.

Balık yanında yoğurt yememek

Bilinenin aksine balık tazeyse yoğurtla birlikte yenilmesinde sakınca yok. Zehirlenmenin sebebi yoğurt değil, balığın içinde bulunan 'histamin' proteini. Bu madde yoğurtta da olduğundan, birlikte yenildiğinde vücuttaki 'histamin' miktarı artabiliyor ve alerjik durumu olan kişilerde kızarıklığa ya da kaşıntıya neden olabiliyor. Balığınızın tazeliğine güveniyorsanız, yoğurtla birlikte tüketmenizin hiçbir sakıncası yok.

Pekmeze yoğurt veya süt eklemek

Genellikle anneler faydalı olduğunu düşündüğü için çocuklarına yedirdikleri pekmeze yoğurt veya süt katar ya da tam tersi süte pekmez ekler. Hâlbuki sütün içinde bulunan kalsiyum, pekmezde bulunan demirin emilimini azaltıyor. Demir, C vitamini ile birlikte tüketildiğinde emilim artıyor ve C vitamini demirin vücutta daha iyi kullanılmasını sağlıyor. Bu sebeple pekmez, süt yerine portakal suyu ile karıştırılırsa çok daha faydalı olacaktır.

Et yemekleri yanında ayran içmek

Et yemeklerinin yanında ayran içmek vazgeçilmez geleneklerimizdendir. Fakat yukarıda anlattığımız nedenden dolayı et ve ayranı ya da yoğurdu bir arada tüketmemek gerekiyor.

Etteki demirin emilimini, ayrandaki kalsiyum azaltıyor. Eğer et yemeklerini de C vitamini ile birlikte yerseniz emilim artacaktır. Mesela et yemeğinin yanına, içinde maydanoz ve biber olan bol limonlu bir salata hazırlayabilirsiniz. Böylece C vitamini açısından zengin olan maydanoz, biber ve limon sayesinde etteki demirden maksimum fayda sağlarsınız.

Ispanağı yoğurtla birlikte yemek

Ispanakta da demir vitamini olduğundan yoğurtla yememeniz gerekenlerden. Sadece ıspanağı değil, içinde demir olan yiyecekleri kalsiyumla tüketmeyin.

Yemek yanında su içmemek

Birçoğumuz yemek yerken su içmenin kilo aldıracağını düşünürüz. Ne kadar susasak da su içmeyi yemekten 1 - 2 saat sonrasına saklarız veya yemeğe başlamadan içeriz. Kulaktan dolma bu inancın tersine yemek sırasında su içmek kilo aldırmaz, tam tersi iştahı yatıştırmaya yardımcı olur. Yalnızca sindirim sorunu olanlar yemek sırasında su içmemeli.

Aç karnına limonlu, sirkeli su veya greyfurt suyu içmek

Kilo problemi olan birçok insan, aç karnına sirkeli, limonlu su veya greyfurt suyu içmenin zayıflatacağını düşünür. Suya eklenen limon veya greyfurt, C vitamini içeriği dolayısıyla, güne başlarken kendini iyi hissetmenizi sağlayabilir. Ancak bu uygulamanın ne yazık ki zayıflatıcı hiçbir etkisi yok. Hatta sindirim sisteminizde rahatsızlık varsa sirkenin zararlı etkileri de olabilir.

Zeytinyağı, katı yağlar gibi kilo aldırmaz

Zeytinyağı kalp ve damar sağlığı için faydalı olsa da kilo yapma bakımından diğer yağlardan farksız. Zeytinyağı da olsa margarin de olsa bütün yağların 1 gramı 9 kalori enerji veriyor. Yani zeytinyağı da gereğinden fazla tüketildiğinde kilo yapıyor.

Balı sıcak sütle karıştırmak

Kendimizi biraz kötü hissettiğimizde, grip olacağımızı düşündüğümüzde hemen aklımıza gelir sıcak suya bal ve limon karıştırıp içmek. Sıcak sıcak içmeye önem verdiğimiz bu karışımın boğazımıza iyi geleceğini düşünürüz. Sıklıkla yaptığımız bu yanlış, aslında baldaki protein, mineral ve enzimlerin kaybedilmesine neden oluyor. 43 derecenin üzerinde ısıya maruz kalan bal, tüm besin değerini yitiriyor ve sıcak suyun, sütün ya da çayın içinde yalnızca tatlandırıcı işlevi görüyor. Bu nedenle balı ılık su, süt veya meyve suyu ile tüketmeye özen gösterin.

Kolesterolü artırır diye yumurta yememek

Yumurta anne sütünden sonra en kaliteli protein kaynağı olarak kabul edilir. Bu sebeple hiçbir sağlık problemi olmayanlar günde 1 yumurtayı rahatlıkla yiyebilir. Kolesterol, şeker veya tansiyon gibi problemi olanların haftada 2 yumurta tüketmesi daha uygundur. Yumurtayı haşlama olarak yiyebileceğiniz gibi menemen, omlet, çılbır şeklinde 1 tatlı kaşığı yağ ile tüketebilirsiniz.

Kepek ekmek ve light ürünler, kilo aldırmaz

Kepek ekmeğinin kalorisi, beyaz ekmeğe göre biraz daha az olduğundan, kadınlar genellikle kepek ekmek yemeyi tercih ediyor. Ancak kepek ekmek ile beyaz ekmek arasında çok büyük bir kalori farkı yok. 'nasılsa kalorisi az' diye kepek ekmeğini fazla tüketenler ise zayıflamak yerine kilo alıyor. Aynı şekilde üzerinde light yazan yiyecek ve içeceklerin tüketimlerine de dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü bu ürünlerin içinde şeker olmamasına rağmen yağ, un, tuz gibi lezzet veren öğeler var.

Yemekten hemen sonra meyve yememek

Yemekten sonra meyve yenilmesinin yağlanmaya sebep olacağı düşünülür. İkinci tabak yemek yerine, bir porsiyon meyve (1 elma, 1 portakal, 2 mandalina veya 1 armut ) yemek daha az enerji alımını yani daha az yemeyi sağlar. O nedenle yemek sonrası doygunluk sağlanamıyorsa, aşırıya kaçmayarak meyve yenilebilir. Ancak her besinin aşırı tüketilmesi yağ olarak depolanmasını artırır. 

Yemeklerden Hemen Sonra Yapılmaması Gereken 7 Şey

Sigara içmeyin: Uzmanlarca yapılan deneyler, yemeklerden hemen sonra içilen bir sigaranın 10 sigaraya eşdeğer olduğunu kanıtlamıştır. Kanser olma riski daha yüksektir.

Hemen meyve yemeyin: Yemeklerin peşinden yenen meyveler midenin havayla davul gibi şişmesine neden olur.

Çay içmeyin: Zira çay yaprakları yoğun asit içerir. Bu madde tükettiğimiz gıdalardaki proteinin hazmını zorlaştırıyor.

Kemerinizi gevşetmeyin: Yemekten sonra kemeri gevşetmek kolaylıkla bağırsak düğümlenmesine ve tıkanmasına neden olur.

Banyo yapmayın: Banyo yapmak ellerdeki, bacaklardaki ve vücuttaki kan akışını hızlandırır, böylece mide çevresindeki kan miktarı da bu durumda azalır. Bu da midemizin sindirim sistemini zayıflatır.

Yürümeyin: İnsanlar çoğu zaman, yemeklerden sonra 100 adım yürümek 99 yaşına kadar yaşamanızı sağlar derler. Gerçekte bu doğru değildir. Yürümek sindirim siteminin aldığımız gıdalardan besinlerin emilimini engeller.

Hemen uyumayın: Aldığımız gıdalar yeterince sindirilemez. Bu durum bağırsağımızda gastrit ve enfeksiyona önderlik eder. 

Su Ne Zaman Ne Kadar İçilmeli?

Uyanınca 2 bardak, yemeklerden yarım saat önce, banyodan ve yatmadan önce de birer bardak su içilmesi gerekir.

Su içmek için uygun zamanlama suyun insan vücudundaki etkinliğini arttıracaktır.

Uyanır uyanmaz 2 bardak su - İç organları aktive eder.

Her yemekten 30 dakika önce 1 bardak su - Hazma yardım eder.

Banyodan önce 1 bardak su - Tansiyonun düşmesine yardım eder.

Uykudan önce 1 bardak su - Kalp krizini ve felci önler.

1. Beynimizin % 75' i sudur.

2. Vücut ısısını düzenler.

3. Hücrelere gıda ve oksijen taşır.

4. Solunum için oksijeni nemlendirir.

5. Yediklerimizi enerjiye çevirir.

6. Kanımızın % 83'üdür.

7. Atıkları (oksitleri) yok eder.

8. Hayati organlarımızı korur ve rahatlatır.

9. Kemiklerin % 22'sidir.

10. Gıdaların sindirilmesine yardım eder.

11. Adalelerin % 75'idir.

12. Eklem yerlerini rahatlatır / yastık vazifesi görür. 

Meyvelerin Yararları

Hangi meyvenin ne yararı var?

Bir kere vücudumuzun başlıca düşmanı olan kolesterol hiçbir meyvede yoktur!

Meyveler doğal şeker içerir, ne kadar çok meyve tüketirsek beynimizdeki sinir hücreleri de o kadar gelişir, meyve yemek hafızamızı canlandırır!

Meyveler mükemmel lif kaynağıdır!

Meyveler vitamin ve mineral açısından çok zengindir!

Az kalorilidirler ve kilo aldırmazlar!

Bol miktarda antioksidan içerirler!

Meyveleri aç karnına yemek sindirimi kolaylaştırır!

Kiraz

Güçlü bir ağrı kesicidir, 20 kirazda 12 - 25 miligram arası antosiyanin maddesi bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin Aspirinden on kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir.

Kolesterolü ve kan şekerini düşürür.

Kirazlarda bulunan flavanoidler vücuttaki zehri temizler, antioksidan etki yapar.

Kabızlık gidericidir.

Nikotinin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

Böbreklerin taş ve kum yapmasını önler ve varsa zamanla döker.

Safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olur.

Yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlar.

(100 gr. kiraz = 70 kalori)

Üzüm

Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler.

Karaciğeri temizler.

Siyah üzüm, kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir.

Sindirimi kolaylaştırır, kansızlığı giderir.

Bebeklerin gelişimi için çok faydalıdır.

Ancak kalorisi yüksek olan üzümün bir günde 15 - 20 adetten fazla tüketilmemesi gerektiğini de unutmayın.

(100 gr. üzüm = 65 kalori)

Şeftali

Kalp rahatsızlıklarına ve kansere karşı korur.

Sindirim sistemini çalıştırır, hazmı kolaylaştırır.

Böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar.

İdrar sökücüdür.

(1 adet orta Şeftali = 42 kalori)

Kayısı

Kan yapıcıdır, kansızlığa iyi gelir.

Güzel bir cilt ve saç için olumlu etkileri vardır.

Özellikle akciğer kanserinin önlenmesinde yardım eder.

Kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesinde yardımcıdır.

Kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır.

Sinirleri gevşetip uyku verir.

Kabızlık çeken ve sindirim sisteminde sorun yaşayanlar için faydalıdır.

Sabahları aç karnına yenilen kuru kayısı sindirim açısından faydalı olmanın yanı sıra cilde de canlılık katar.

(1 adet kayısı = 15 kalori)

İncir

Bağırsakları çalıştırır.

Enerji verir.

Cinsel güce yardımcıdır.

Yüksek kan basıncını düşürür.

Kemik yoğunluğunu arttırır.

(1 adet orta incir = 37 kalori)

Ananas

Bakteri ve parazitlerle savaşmaya yarar.

Sindirimi kolaylaştırır.

İltihaplanma riskini azaltmada ve yaraların hızla iyileşmesini sağlamada etkilidir.

(1 kalın dilim ananas = 43 kalori)

Elma

Kanı ve böbrekleri temizler.

Cilde parlaklık ve güzellik verir.

Soğuk algınlığı ve öksürüğe iyi gelir.

Kolesterolü düşürür.

Sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder.

Baş ağrısına iyi gelir.

Yüksek tansiyonu düşürür.

Kan şekerini kontrol altında tutar.

Romatizma ve gut hastalığına iyi gelir.

Uykusuzluğa iyi gelir.

Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar.

(1 adet küçük elma = 63 kalori)

Muz

Kalbe ve kas sistemine yararlıdır.

Yorgunluğa ve ishale birebirdir.

Yüksek tansiyonu önleyici özelliğe sahiptir.

Uykuyu düzene sokar.

Ülseri önler ve ülser yaralarının tedavisine yardımcı olur.

Kolesterolü düşürücüdür ve migren ağrısına faydalıdır.

Böbrek ve eklemlerdeki iltihaplanmalarda tedavi edici özelliğe sahiptir.

(1 adet muz = 105 kalori)

Kivi

Başlı başına bir C vitamini deposudur, bir adet kivide günlük alınması gereken C vitamini ihtiyacından fazlası vardır.

Kivinin bitkisel besinleri DNA'yı korur.

Antioksidan özelliği vardır.

Kan şekeri kontrolü için yararlıdır.

Kolon kanserini engellenmesine yardımcı olmaktadır.

Astıma karşı koruma sağlar.

Kan inceltici özelliğiyle kan pıhtılaşması riskini önemli bir şekilde düşürmekte ve kanınızdaki yağ miktarını azaltmaktadır.

(1 adet kivi = 46 kalori)

Vişne

Şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir.

Diyareyi keser.

Ateş düşürür, susuzluğu giderir.

Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir.

(100 gr vişne = 50 kalori)

Greyfurt

Soğuk algınlığına iyi gelir.

Sindirimi uyarır.

Diş etlerinin kanamasını azaltır.

Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır.

Mide ve pankreas kanserlerine yakalanma riskini azaltır.

Tansiyonu dengeler.

İdrar sökücü özelliği vardır.

Yağlı yemeklerin ardından içilen greyfurt suyu yediklerinizin ağırlığını giderir.

(1 adet greyfurt = 50 kalori)

Portakal

Soğuk algınlığı ve gripten korunmaya yardım eder.

İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır.

Kalp hastalığı ve felçten korur.

Ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar.

Mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır.

Tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.

İçindeki potasyum cildin kuruyup kırışıklıkların oluşması önler.

Bağırsak gazlarını söker, bağırsak parazitlerinin dökülmesini sağlar.

Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar.

Safra salgısını arttırır.

(1 adet portakal = 60 kalori)

Çilek

Strese iyi gelir, sakinleştirici etkisi vardır.

Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir.

Çocuk felci ve ağız-deri yaralarına yol açan virüsleri öldürücü etkisi vardır.

Kansere yakalanma riskini azaltır.

Mide ve bağırsak zayıflıklarını giderir.

Safra kesesi hastalıklarına iyi gelir.

Yüksek ateşi düşürür.

Dişlere ve diş etlerine iyi gelir, diş taşlarının oluşmasını engeller.

Cilde canlılık kazandırır.

(100 gr çilek = 30 kalori)

Armut

Kalp-damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır.

Yüksek tansiyonu olanlar ve böbreklerinde sorun yaşayanlar için faydalıdır.

Kansızlığa ve kabızlığa iyi gelir.

(1 adet küçük armut = 82 kalori)

Kavun

Kanı temizler.

Antioksidan özelliği vardır.

Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir.

(100 gr kavun = 26 kalori)

Karpuz

Böbreği temizler.

Astım, damar tıkanıklığı, diyabet, kolon kanseri ve kireçlenme gibi hastalıklara iyi gelir.

Tatlı, sulu karpuz doğada bulunan en önemli antioksidanlarla doludur.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Karpuz çekirdeklerindeki Cucurbocitrin adlı madde kan basıncını düşürmeye ve düzenlenmeye yardımcı olur.

Kabuğundaki çinko, iktidarsızlığa iyi gelir.

(100 gr karpuz = 30 kalori) 

Doğrular - Yanlışlar

Şeker boğaz ağrısına iyi gelir: Doğru

Şeker, bal ve pekmez, boğazdaki tahriş olmuş mukus zarının üzerini kaplar ve ağrıyı hafifletir.

Hardal, yabanturpu ve güçlü soğanlar da mukusu sökerek boğaz ağrısını rahatlatır.

Bakırlı yiyecekler saçların ağarmasını önler: Yanlış

Bakır eksikliği saçların ağarmasını hızlandırsa da, bu minerali içeren yengeç, istiridye, ay çekirdeği, fıstık ve badem gibi yiyeceklerin yenmesiyle saç ağarması önlenemez. Saçlardaki pigment eksikliği renk kaybına yol açar.

Acı biber bağımlılık yapar: Doğru

Acı biber yendiğinde hissedilen acı, vücudun “doğal ağrı kesici” olarak bilinen endorfin hormonunu salgılamasına yol açar. Endorfin, aynı zamanda haz hissi de verdiği için insanlar bir süre sonra bu hazzı yeniden hissetmek için daha acı biberler yemeye başlar.

Pişirmek mineralleri yok eder: Yanlış

Demir, çinko, iyot, selenyum gibi çoğu mineral, besinlerin pişirilmesiyle kaybolmaz. Yalnızca potasyum pişirme sıvısına karışır ve bu sıvı kullanılmazsa mineral yok olur.

Pizza abur cubur grubuna girer: Yanlış

Yarım margarita pizza ve balzamik sirkeli bir salata yiyerek yalnızca 360 kalori ve 12 gram yağ tüketmiş olursunuz. Ayrıca, bir porsiyon sebze yemiş olursunuz.

Kadınlar yağlı ve tatlı yiyecekleri sever: Doğru

Birçok araştırma, kadınların bisküvi, kek gibi yağlı ve şekerli yiyecekleri, erkeklerinse cips gibi yağlı ve tuzlu yiyecekleri tercih ettiğini gösteriyor.

Yaşlandıkça kilo almak kaçınılmazdır: Yanlış

Yaşlandıkça kas kütlemiz azalsa ve kalori yakma hızımız düşse de, düzenli egzersiz yaparak bu durumun önüne geçebiliriz. Üstelik spor salonuna gitmeden evde basit hareketlerle kilo almayı önleyebilirsiniz.

Elma uçuğu iyileştirir: Doğru

Bir elmada 150 “süper besleyici” maddenin yanı sıra vitaminler, mineraller ile tansiyon ve kolesterolü düşüren pektin maddesi bulunur. Elmanın içindeki kuersetin maddesi, uçuğa yol açan virüsleri öldürür. Kuersetin maddesi kabuğun hemen altında bulunduğu için elmayı kabuğuyla yemek en iyisidir. 

En Sağlıklı 60 Besin Maddesi

BESİNLER - NELERİ İÇERİYOR? NEYE YARIYOR?

ELMA - Pektin, Bioflanovoid, C vitamini

Kolesterol düzeyini düşürüyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

ENGİNAR - Cynarin, bol miktarda B ve C vitamini

Kan şekerini düzenliyor. C vitamini kalbi güçlendiriyor.

AVOKADO - Doymamış yağ asidi

Kalp ve kan dolaşımı için birebir. Kansere karşı koruyucu.

MUZ - Potasyum, B6 vitamini, Serotonin, Magnezyum

Rahatlatıyor ve uyumaya yardımcı oluyor.

FASULYE - Demir, Kalsiyum, B ve C vitamini, Protein

Kan ve hücre yapımına yardımcı oluyor.

BROKOLİ - Magnezyum, A ve C vitamini, Potasyum

Kansere karşı koruyor, kasları güçlendiriyor.

ESMER BUĞDAY - Lysin, Lezithin

Beyni ve sinirleri besliyor, öğrenmeyi güçlendiriyor.

MANTAR - Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum

Kasları güçlendiriyor, saç ve tırnakları besliyor.

ACI MARUL - Yaşamsal önem taşıyan maddeler, Eser element, Potasyum, Fosfor

Yağ metabolizmasını düzenliyor, felç riskine karşı koruyor.

BEZELYE - Bitkisel protein, Magnezyum

Kolesterol düzeyini düşürüyor, bağırsak kanser riskini azaltıyor.

ÇİLEK - C vitamini, Kalsiyum, Potasyum

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, metabolizmayı harekete geçiriyor.

REZENE - C vitamini, Uçucu yağlar, Demir, Potasyum, Kalsiyum

Öksürüğü önlüyor, vücuda oksijen alımını artırıyor.

KÜMES HAYVANLARI - Protein, Potasyum, Magnezyum, B vitamini, Çinko

Baş ağrısı sorununa karşı etkili, stresten arındırıyor.

GREYFURT - Folikasit, C vitamini

Kan basıncını azaltır, kan yapımını artırır.

YULAF - Karbonhidrat, Demir, Magnezyum, B vitamini

Enerji sağlıyor, kas kramplarını önlüyor, idrar söktürüyor.

KUŞBURNU - Likopen, C ve E vitamini, Demir

Soğuk algınlığı ve gribe karşı önleyici etkiye sahip.

RİNGA BALIĞI - Omega3 yağ asidi, Sodyum, Potasyum

Damar sertliğini ve yüksek tansiyonu önlüyor.

AHUDUDU - C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Demir, Folikasit

Virüs ve bakterilere karşı koruyor, tümör oluşumuna engel oluyor.

MÜRVER - Potasyum, B1 vitamini, C vitamini

Terleten ve öksürüğü azaltan etkiye sahip. Kabızlığa iyi geliyor.

YOĞURT - Kalsiyum, Riboflavin, B12 vitamini

Bağırsak kanserine karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

FRENK ÜZÜMÜ - C vitamini, Niasin, Kalsiyum

Sinir ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor.

PEYNİR - Protein, Sodyum, Potasyum, Kalsiyum

Kemikleri güçlendiriyor, sinirleri koruyor.

HAVUÇ - A vitamini, Selenyum

Sperm üretimini sağlıyor, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyor.

PATATES - Mineraller, C vitamini, Bitkisel Protein, Potasyum

Kansere karşı koruyucu, vücudu toksinlerden arındırıyor.

KEFİR - Asit laktik, Asit laktik bakterileri

Bağırsak enfeksiyonuna, kabızlığa ve gaza iyi geliyor.

KİVİ - C vitamini, Karotionid, Flavonoid

Zayıflatıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

SARIMSAK - Quercetin, Ajoene ve Allisin

Kansere karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

SOM BALIĞI - Omega3 yağ asidi ve D vitamini

Kemikleri güçlendiriyor, meme kanseri riskini azaltıyor.

PIRASA - Allisin, Çinko, Manganez, Selenyum

Kan basıncını düşürüyor, kalbi ve damarları güçlendiriyor.

MERCİMEK - Çinko ve Aminoasit

Yorgunluğu gideriyor, strese karşı etkili.

MISIR - Çinko, Magnezyum ve B vitamini

Stresle savaşıyor, bağırsak kanserini önlüyor.

USKUMRU - Omega3 yağ asidi, D, B6-B12 vitaminleri ve İyot

Kan basıncını düşürüyor, moral yükselten etkiye sahip.

MANGO - A ve B vitamini, Çinko

Cinsel enerjiyi yükseltiyor, orgazm yeteneğini artırıyor.

DENİZ BİTKİLERİ - Omega3 yağ asidi, Pantothenik asit

Kolesterol düzeyini düşürüyor, kalp krizi riskini azaltıyor.

SİYAH TURP - C vitamini, Kalsiyum, Potasyum, Demir

Bağışıklık sistemini ve kan dolaşımını güçlendiriyor.

KAVUN - Magnezyum, Potasyum ve Kalsiyum

Vücuttaki su düzeyini ayarlıyor, idrar oluşumunu artırıyor.

SÜT - Kalsiyum, D, A ve B2 vitaminleri

Kemik oluşumunu teşvik ediyor, bağırsak kanserine karşı koruyor.

PEYNİR SUYU - Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Laktik asit bakterileri

Sindirim sistemi şikâyetleri ve mide yanmasına karşı iyi geliyor.

CEVİZ, FISTIK, FINDIK - B ve E vitamini, Çinko, Demir

Sakinleştiriyor, uyumayı sağlıyor, stresi azaltıyor.

ZEYTİNYAĞI - Doymamış yağ asidi, E vitamini

Kötü huylu kolesterol düzeyini düşürüyor, hücreleri koruyor.

PORTAKAL - B ve C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Selenyum

Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor.

PAPAYA - Karotinoid, Enzimler, C vitamini

Kalp hastalıklarını önlüyor, stresi azaltıyor.

YEŞİL-KIRMIZI BİBER - Capsaicin, A ve C vitamini, Çinko

Baş ağrısı ve migrene karşı koruyucu etkiye sahip.

ERİK - Potasyum, Demir, B vitamini

Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor, enerji veriyor.

KIRILMAMIŞ PİRİNÇ - Protein, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum

Mide yanması ve gaza karşı etkili. Vücuttaki fazla suyu atıyor.

RAVENT - Magnezyum, Manganez, Kalsiyum, B vitamini

Sağlıklı kemiklerin oluşumuna katkıda bulunuyor.

DANA ETİ - Demir, Protein ve Potasyum

Soğuk algınlığı, öksürük ve gribe karşı iyileştirici etkiye sahip.

LAHANA TURŞUSU - Laktik asit bakterileri ve B12 vitamini

Tümör oluşumunu önlüyor.

KEREVİZ - Potasyum, Sodyum, Kalsiyum, Magnezyum

Kabızlık, mide ve bağırsak sorunlarına karşı etkili.

SHIITAKE MANTARI - Lentinan, D vitamini

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kanser oluşumunu engelliyor.

SOYA - Yağ, E vitamini ve Protein

E vitamini hücreleri koruyor, kanser riskini azaltıyor.

ISPANAK - A vitamini, Folik asit, Magnezyum, E vitamini, Manganez

Sinirleri güçlendiriyor. Özellikle hamilelikte tavsiye ediliyor.

TOFU - Protein, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum

Metabolizmayı uyarıyor. Kemik yoğunluğu için önemli.

DOMATES - Likopen, Folikasit, Tyrosin

Likopen kansere karşı koruyor, folikasit hücre yapımını uyarıyor.

TON BALIĞI - Omega3 yağ asidi, D vitamini, Potasyum, İyot

Kolesterol düzeyini düşürüyor, sinir hücrelerini koruyor.

KABA ÖĞÜTÜLMÜŞ ÇAVDAR - Magnezyum, Karbonhidrat, B vitamini

Enerji sağlıyor, stresi azaltıyor.

KABA ÖĞÜTÜLMÜŞ BUĞDAY - B vitamini, Demir ve Magnezyum

Bacak kaslarındaki krampları yok ediyor. Uyku süresini azaltıyor.

KIRMIZI ÜZÜM - Phyto-östrojen, Potasyum, Kalsiyum

Yüksek tansiyona karşı iyi geliyor, trombozları önlüyor.

BEYAZ-KIRMIZI LAHANA - C vitamini, az oranda B vitamini, Kalsiyum

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, stres semptomlarıyla savaşıyor.

LİMON - C vitamini ve Glucarate

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, mide kanserini önlüyor. 

Bu Yiyecekleri Birlikte Tüketin

Bazı yiyeceklerin birlikte yenildiklerinde birbirlerinin besleyici özelliğini artırdığını biliyor muydunuz?

İşte birlikte yenilmesi gereken gıdalar:

1. Ispanak - pancar: Ispanakta bulunan demir; pancar, biber gibi yiyeceklerdeki C vitaminiyle birleştiğinde bağırsaklarda daha iyi emiliyor.

2. Domates - zeytinyağı: Domateste bulunan ve kalp-damar hastalıklarıyla bazı kanser türlerine yakalanma riskini azaltan likopen maddesi, yağda çözülüyor.

3. Biftek - havuç: Havuçtaki A vitamini, bir protein eşliğinde daha iyi emiliyor.

4. Yeşil çay - limon: Yeşil çay limonla içildiğinde, antioksidanların etkisi 13 kat artıyor.

5. Sarımsak - balık: Kolesterolü düşüren balık yağı ile kalbi koruyan sarımsak bir araya gelince enfeksiyon giderici etki gösteriyor.

6. Kırmızı et - biberiye: Ette bulunan ve yağlanma etkilerine yol açan serbest radikaller, biberiyedeki asitlerle birleşince etkisiz hale geliyor.

7. Portakal suyu - yulaf ezmesi: Her ikisi de kalp krizini ve damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olurken, bir araya geldiklerinde bu etkileri iki katına çıkıyor.

8. Elma - kırmızı şarap: Antioksidan özelliğiyle kansere karşı koruyucu flavonoidler içeren elma ve kırmızı şarap birlikte tüketildiğinde kanın pıhtılaşmasını önleyip kalp-damar sistemini koruyor.

9. Yabanmersini - üzüm: Her ikisi de antioksidan deposu olan bu meyveler birlikte yenildiğinde bu özellikleri daha da güçleniyor.

10. Sert kabuklu yemişler - çekirdekler - kurutulmuş meyveler: Protein açısından güçlü olan bu yiyecekler birlikte tüketildiğinde sindirimi kolaylaştırıyor. 

4 Soruna 4 Bitki İle Çözüm

Hazımsızlık, yorgunluk, kötü nefes kokusu ve reflü... Bu sorunların çaresini her zaman ecza dolabınızda mı arıyorsunuz? Bizim başka bir önerimiz var: Şifalı bitkiler.

Hazımsızlık

Çare: Melisa

Ne sağlıyor: Şifalı bitkilerle uğraşan uzmanlar, melisanın hazımsızlığa karşı birebir olduğunu söylüyorlar. Ayrıca antideprasan özelliği olan bu bitki, kendinizi kısa bir sürede iyi ve daha mutlu hissetmenizi sağlayabiliyor. Aynı zamanda, anksiyete ve uyku problemlerini gidermede de etkili olan melisanın hafızayı güçlendirdiği de biliniyor.

Bunu deneyin: Hazımsızlıktan yakınıyor ve melisanın olumlu etkilerinden faydalanmak istiyorsanız, 3 - 4 çay kaşığı kuru melisa yaprağıyla demlediğiniz çaydan günde 2 fincan için.

Mide bulantısı

Çare: Papatya

Ne sağlıyor: Papatya sindirim sistemi üzerinde pek çok olumlu etkiye sahip bir bitki ve mide spazm ve kramplarını da önlüyor. Bu özelliğiyle de mide bulantısının yanı sıra, şişkinlik, hafif gastrit semptomları ve gaz şikâyetlerini gidermede de etkili olabiliyor. Uzmanlar, papatyanın araba ve gemi yolculuklarında oluşan bulantıları önlemede de etkili olabileceğini belirtiyor.

Bunu deneyin: Marketlerde hazır satılan papatya çaylarını deneyebileceğiniz gibi aktarlardan kuru papatya alıp kendi çayınızı kendiniz de demleyebilirsiniz. Ayrıca büyük bir kapta demlediğiniz papatya suyuna batırdığınız minik bir havluyla karnınıza 20 dakika boyunca kompres yapmak da bulantınızı hafifletecektir.

Halsizlik

Çare: Ginseng

Ne sağlıyor: Ginseng, özellikle Uzakdoğuluların enerji kaynağı olarak kullandıkları ve asla vazgeçemedikleri bitkilerin başında geliyor. Aynı zamanda hafızayı güçlendiren, anksiyete ve huzursuzlukla da savaşan ginsengten bol bol tüketmek, oruç tutanların sık sık yaşadığı halsizlik ve yorgunluk sorununa karşı da oldukça iyi geliyor.

Bunu deneyin: Ginseng kökünü aktarlardan temin edebilir, bununla çay demleyebilir ya da yemeklerinizin içine rendeleyerek kullanabilirsiniz (Günde yaklaşık 1 - 2 gr). Ayrıca doğal ürünler satan mağazalardan aldığınız ginseng haplarını bir uzmana danışarak kullanabilirsiniz.

Kötü nefes kokusu

Çare: Biberiye

Ne sağlıyor: Sindirim sistemini düzenlemek için kullanılan biberiye kötü nefes kokusunu gidermede son derece etkili. Ayrıca açlık nedeniyle oluşan baş ağrılarını gidermek için de biberiye yapraklarını parmaklarınızın arasında sıkabilir elinize gelen yağı, şakaklarınıza sürüp hafifçe ovabilirsiniz.

Bunu deneyin: Taze biberiye yapraklarını salata ve et yemeklerinin üzerine lezzet vermek için serpebilirsiniz. Kurumuş biberiye yapraklarını ise çay demlemek için kullanabilirsiniz. 

Bu Kuruyemişler Faydalı

Kuruyemişlerin pek çok yararı var. Örneğin beyaz leblebi zayıflamaya yardımcı oluyor. İşte kuruyemişler ve faydaları...
 
Badem
Beden ve zihin yorgunluğunu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
 
Fındık
Vücuda kuvvet verir. Kalp rahatsızlıklarının en önemli nedeni olan yüksek kolesterolün düşürülmesinde en önemli ilaçtır (%25.2 oranında). İnsan vücuduna yararlı kalsiyum, demir, karbonhidrat, yağ ve çinko ile metabolizmayı düzenler, kemiklerin gelişmesini sağlar. E vitamini açısından zengindir. Kansızlığa karşı koruyucu etki yapar. Kanser yapıcı etmenlerin oluşmasını önler ya da oluştuktan sonra onları etkisiz hale getirerek vücudu korur.
 
Antep fıstığı
Antep fıstığında kolesterol yoktur. Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığı riskini azaltır. Antep fıstığı, protein yönünden 2 kat, fosfor yönünden 4 kat etten daha üstündür. İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler.
 
Yer fıstığı
Vücudun gelişmesini sağlar. Beden ve zihin gücünü arttırır. Göğsü yumuşatır. Öksürük söktürür.
 
Kabuklu yer fıstığı
İçeriğinde sabit yağ ve proteinli maddeler vardır. Böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir.
 
Beyaz leblebi
Mide suyunu çekmede ve zayıflamak isteyenler için açlıklarını bastırmada önemli bir işleve sahiptir.
 
Sarı leblebi
Hammaddesi nohuttur. Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır.
 
Ay çekirdeği
Ay çekirdeğinin içeriğindeki yağ damar sertliğini giderir. Kalp, sinir hastalıklarını önler. Bol E vitamini ve protein içerir. Cinsel gücü arttırır. İktidarsızlığı önler.
 
Kabak çekirdeği
Mükemmel bir kurt ilacıdır. Günde çocuklarda 10 - 15 adet, büyüklerde 20 - 30 adet kabak çekirdeği yenmelidir. Tenya solucanlarını gidermek için de kabak çekirdeği iyi bir ilaçtır.

Mısır
Yüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içerir. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat enerji seviyesini yükseltir. İçinde protein, kalsiyum, demir, fosfor, A vitamini bulunur. 

Ceviz Damarları Koruyor

Ceviz, yağlı besinlerin damarlara verdiği zararı azaltıyor. İspanyol uzmanlar tarafından yapılan araştırmaya göre, öğünler sonunda yenen belli miktarda ceviz, yağlı besinlerin damarlara verdiği zararı önlüyor.
Amerikan Kardiyoloji Üniversitesi'nin dergisinde yayımlanan araştırmada, 24 kişiye bir hafta boyunca yağ oranı yüksek salam ve peynir içeren öğünler verildi. Araştırmaya katılanların yarısına öğün sonlarında 5 çay kaşığı zeytinyağı, diğerlerineyse 8 adet ceviz verildi. Yapılan testler, hem zeytinyağı hem de cevizin yağlı besinlerin damara verdiği zararı azalttığını gösterdi.
 
Araştırma ayrıca cevizin damarların esnekliğini de koruduğunu ortaya koydu. Cevizin bu özelliğiyle, damar sağlığı için zeytinyağından da faydalı olduğu vurgulandı.
 
Yağlı besinlerin yol açtığı damar sertliği, felç ve kalp hastalıklarının temel nedenleri arasında gösteriliyor.
Ceviz Ağacı (Junglans Regia), daha yapraklanmadan, Mayıs'ta çiçeklenir. Taze yaprakları Haziran' da, kolayca delinebilecek durumdaki meyveleri Haziran ortasında ve olgunları ise Eylül'de toplanır. 25 - 30 m. kadar yüksekliğe ulaşabilen, kışın yaprak döken gösterişli bir ağaçtır. Yapraklar tek tüysü, yaprakçıklar tam kenarlı ve kuvvetli kokuludur. Drog elde etmek için yapraklar Haziran ve Temmuz aylarında toplanır, havadar ve gölgeli bir yere serilerek kurutulur ve ince kıyılarak hava almayan kaplarda saklanır. Ceviz ağacı, Kuzey Doğu ve Doğu Anadolu' da yabani olarak yetiştiği gibi, bahçelerde de yetiştirilmektedir. Yaprakları tanen, eterli uçucu yağ, juglan (mantar hastalıklarına karşı etkili), C vitamini ve flavonlar içermektedir.
 
Ceviz yaprağının kan durdurucu - sıkıştırıcı (astringent), kuvvetlendirici (tonik) ve bağırsak kurtlarını veya solucanlarını düşürücü (antihelmintik) etkisi vardır. Yaprak çayı, sindirim bozukluklarında, kabızlıkta, iştahsızlıklarda ve kan temizliğinde etkilidir. İştah açıcı, kan şekerini düşürücü ve kuvvet verici etkileri vardır. Deri hastalıklarında antiseptik olarak haricen kullanılır. Ceviz yaprağı kaynatılarak, tüm sıraca (scrofula), frengi (sifilis), egzema (mayasıl), herpes (uçuk) ve raşitik hastalıklarda, kemik çürümesinde, kemik deformasyonunda ve ayrıca, iltihaplı el ve ayak tırnaklarında kullanılabilen çok etkili bir banyo katkısı elde edilir. Favus ve uyuz hastalıklarında, hasta bölgeler, taze ceviz yaprağının kaynama suyu ile yıkandığında, kısa sürede düzelme görülecektir. Bu suyla yapılan banyolar, yıkamalar, ergenlik sivilcesine, iltihaplı egzemalara, ayak terine ve kadınların akıntılarına iyi gelir. Ağız boşluğu iltihabı, dişeti, boğaz ve gırtlak hastalıklarında gargara yapılmalıdır.
 
Ceviz yaprağının kaynama suyu banyo suyuna eklendiğinde, donuk kabarcıkları iyileşir. Ceviz yaprağı kaynama suyu, hızlı saç dökülmelerinde de kafa derisine friksiyon (ovarak sürme) yapmakla kullanılır. Bu sıvı ayrıca, kafa bitine karşı da çok etkilidir.
 
Haziran ortasında toplanan cevizlerden, mide, karaciğer ve kanı temizleyen, mide yorgunluğunu ve bağırsak çürüklüğünü gideren çok etkili bir ceviz tentürü elde edilir. Bu tentür, ayrıca kan koyuluğuna karşı da çok yararlıdır.
 
UYARILAR: İçerdiği tanen maddesi duyarlı kişilerde bazen mide bulantısı veya kusmaya yol açabilir. Bunun dışında, ceviz yaprağının bilinen bir yan etkisi yoktur.
 

Dereotu Mucizesi

Tiroidin hızlı ya da az çalışması durumunda dereotu çok etkilidir.
3 ay boyunca bir yemek kaşığı dereotu, sabah, öğle ve akşam öğünlerinden 15 dakika önce tüketilmelidir. 
Bu konuda, 5 ay sonra ilaçlarını bırakan hastaların oranı yüzde 90'dır.
Dereotu zayıflama mucizesidir.
Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaşığı dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız.
10 dakika sonra tokluk hissi artacaktır. Daha az yemek yersiniz.
Diyet yapanların özellikle yemesi gerekir.
Açlık duygusuna fren yaptıran dereotudur. Hatta yemek arasında da yiyebilirsiniz.
İştahınızın yavaş yavaş kalktığını görürsünüz.
Göreceksiniz ki iştahınız daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektir.

 

Çay Sudan Daha Yararlı!

Avrupa Beslenme Kliniği'nde yapılan çalışmalar ''Çay vücutta su kaybına neden olur.'' düşüncesini çürüttü.
Çay sadece vücudun suyunu tekrar geri kazanmasını sağlamıyor, aynı zamanda kalp krizi riskine ve bazı kanser türlerine karşı da koruma sağlıyor.
Uzmanlar çayda ''flavone'' isimli P vitamini içeren bir maddenin bulunduğunu bu maddenin de sağlığa çok iyi geldiğini belirttiler.
 
Sağlık kaynağı
Hücrelerin zarar görmesini engelleyen birtakım antioksidanların birkaç tür bitki dışında sadece çayda bulunduğuna da dikkat çeken uzmanlar, günde üç veya dört fincan çayın kalp krizi riskini de azalttığını belirtiyorlar.
Bazı araştırmalar çayın kansere karşı da etkili olduğunu ortaya koyuyor. Diğer taraftan diş plaklarının oluşmasını engellemesi ve kemiklerin güçlendirmesine yardımcı olması da diğer yararları arasında yer alıyor...
Beslenme uzmanı Dr. Carrie Ruxton, ''Çay içmek su içmekten daha yararlı. Çayın vücuttaki su miktarını azalttığı düşüncesi tamamen geçmişten gelen yanlış bir inanış. Kafein üzerine bugüne kadar yapılan çalışmalar kafeinin vücutta su tutması konusunda hep olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmıştı. Ama içebileceğiniz en sert çay veya kahve bile vücudunuzun büyük oranda sıvı kazanmasını sağlar.'' diyor.
Çayın sadece anemi riski taşıyan kişilerde etkisi tam olarak bilinmiyor. Besinlerdeki demirin emilimini azalttığı için anemi hastası olanlarda belki sorun yaratabilir. Bu nedenle doktorlar anemi hastalarına, gün içindeki öğünlerin ardından çay içmelerini pek önermiyor.
Uzmanlar sağlıklı bir insanın günde 1,5 veya 2 litre civarında sıvı almasını öneriyor. Tabi ki bu miktarın bir kısmının çay olması koşuluyla... 

İştahın Önüne Geçen Sihirli Besinler

Bazı besinlerin iştahı kapatarak acıkmayı önlediğini belirten uzmanlar, rejim yapılmadan da zayıflanabileceğini, özellikle kış sebzelerinin bunlarda etkisinin olduğunu belirtiyor.
İştahın önüne geçen besinlerin vücut üzerindeki etkileri ve içeriklerindeki bazı maddeler ve görevleri ise şöyle sıralanıyor:
Karbonhidratlar: Karbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunuyor. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca karbonhidratlar insanı tok tutarak açlık hissini engelliyor.
Triptofan: Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alıyor. Serotonin ise iştah hissini azaltıyor. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunuyor.
Krom: Bu oligo element, vücutta insülin dengesini koruyor. Bu denge kan şekerinin düşmemesi veya azalmaması açısından çok önem arz ediyor. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açabilir. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri tavsiye ediliyor.
Albümin: Bir tür taşıyıcı protein olan albüminler can sıkıntısını giderip iştahı kapatıyor. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini artırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.
Früktoz: Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Früktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemiyor. Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engelliyor. Çilek ve bal früktozun ana kaynağı olarak biliniyor.
İyot: Tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunun gelişmesini engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur. 
Uzmanlar, iştahı kesecek tavsiyeleri ise şöyle sıralıyor:
Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.
Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz da tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.
Öğünler arası acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.
Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.
Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine bir yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.
Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın içinde biraz pişirip çıkarın.
Bol bol böğürtlen yiyin. Böğürtlen sizi hem neşelendirir hem de tok tutar. Kan şekerinizin yükseleceğinden korkmayın. Çünkü böğürtlenin içeriğindeki doğal şekerler kan şekerini hiçbir şekilde etkilemez.
Kahvaltıda armut yiyin. Armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma biraz da yoğurt ekleyin. Armudun içeriğindeki früktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.
Günde üç kez meyve suyu için. Meyve suyunun içine koyacağınız soda, magnezyum ihtiyacınızı karşılayacak ve açlığınızı giderecektir.
Bezelyenin içeriğinde bulunan albümin, iştahınızı kapatmak için iyi bir besindir. Bu nedenle sık sık bezelye çorbası için.
Ara sıra ceviz yiyin. Cevizin içeriğinde bolca triptofan var. Unutmayın, bu madde serotonin salgısını arttırıyor ve açlık hissetmenizi engelliyor. 100 gram cevizde 590 kalori var, bu yüzden 5-6 ceviz yemeniz yeterli.
Akşam yemeğinizde 100 gram tavuk filetosunu ızgarada kızartıp limonla tatlandırın. Bu, yağ yakımını hızlandırır. Ayrıca içeriğindeki triptofan açlık hissini giderir ve metabolizmayı hızlandırır.
Patatesleri haşlayın ve dilimleyin. Biraz zeytinyağı, rendelenmiş parmesan peyniri, dereotu ve karabiberle tatlandırın.
250 gram yer elmasını haşlayın ve püre haline getirin. 150 gram sebze suyuyla karıştırın ve tekrar pişirin. Tuz ve karabiberle tatlandırın. Yer elmasında bulunan früktoz hem açlığınızı giderecek hem de kan şekerini dengeleyecektir.
Ara sıra kereviz yiyin. Bu bitki sade olduğu gibi yağsız yoğurt, 1 tutam köri, 2 yemek kaşığı kremadan oluşan bir karışımla da yenilebilir.
Kahvaltıda çavdar ekmeği yiyin. Üzerine yağsız krem peynir sürebilir ve haşlanmış dil yiyebilirsiniz. Fıstıklar eşsiz bir albümin madenidir. İştahı azaltır ve keyfinizi arttırır. Gündüzleri bir avuç dolusu tuzsuz fıstık yiyin.
450 gram mantarı ve 3 adet taze soğanı dilimleyin. Bunları bir yemek kaşığı ayçiçek yağında 5 dakika hafifçe kızartın. Karabiberle iyice tatlandırın. İçeriğindeki krom size tokluk hissi verecektir.
Soğan bol miktarda iyot içerir. Bu nedenle mutlaka her öğünde yer almalıdır. İyot, tiroit bezi yoluyla açlık hissini giderir.
200 gram yeşil fasulyeyi 250 gram sebze suyuyla 20 dakika haşladıktan sonra çıkarın. Doğranmış soğan, maydanoz, 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve sirke ile hazırladığınız sosu yeşil fasulyenin üzerine dökün ve salata niyetine yiyin. Tritofan içeren bu yiyecek, beyindeki açlık hissini anında giderir.
Bir adet muz, 2 küçük elma ve ay çekirdeğinden oluşan bir meyve salatası hazırlayın. Muzu ve elmayı dilimleyin. İçine bir çay kaşığı bal ve ay çekirdeği katın. Salatayı limon suyuyla tatlandırın. Bu salata bağırsaklarınızı güçlendirecektir.
Kuru kayısıları incecik doğrayın ve sıcak suda birkaç dakika bekletin. Bunları haşlanmış pirinçle karıştırın. İçine limon suyu ve nane ekleyin. Kayısının içindeki doğal şeker tatlı gereksiniminizi karşılamak için yeterlidir.
Öğünlerden önce bir bardak limonlu soda için. Bu, midenizi şişirir ve vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar.
 

Bal ve Tarçın

Bal ve tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği saptanmıştır. Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da bal, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır.
Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde balı çok etkili bir ilaç olarak kabul etmişlerdir.
Bal her türlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir.
Bugünün tıp ilmi, balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir.
Kanada’da yayımlanan ünlü Weekly World News Dergisi'nin 17 Ocak 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.
Bir kısım balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz.
Artritli hastalar, bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık bal ve bir çay kaşığı toz tarçını eritip sabah, akşam alabilirler. Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar bile tedavi olabilirler.
Kopenhag Üniversitesinde yapılan bir araştırmada; kahvaltıdan önce bir yemek kaşığı bal ve ½ çay kaşığı toz tarçını alan 200 hastadan 73'ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar, geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemeyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.
Her gün kullanılan bal ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virüs saldırılarına karşı korur.
Araştırmacılara göre bal, birçok vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir. Balın düzenli kullanılması, Akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve virüslerle savaşan, korpuskülleri de kuvvetlendirir.
Bir kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı bal karışımı ağrıyan dişe tatbik edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir.
Toz tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler.
İspanya'da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.
İki kaşık toz tarçın, bir tatlı kaşığı bal, ılık su içerisinde eritilip içilir.
İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir
Japonya ve Avustralya'da yapılan bir araştırmada, mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur.
Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.
Bal ve tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür.
Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur.
Bu uygulama ile, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır.
Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.
Eski Yunan ve Ayurvedikler balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır.
Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.
Çin, Japon ve Uzakdoğu ülkelerinde, gebe kalamayan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz tarçın kullanmaktadırlar.
Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.
Amerika Maryland'da evli bir çiftin 14 yıldır çocuğu olmamış ve ümitlerini de kaybetmişlerdir. Bu uygulamalar kendilerine anlatılmış ve yukarıda belirtilen kürün uygulamasına başlandıktan birkaç ay sonra ikiz çocuklarının olacağı tespit edilmiştir.
İki kaşık bal, üç tatlı kaşığı toz tarçın, 450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir.
Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları için uygulanabilir.
Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.
Bal ve tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.
Gaz: Hindistan ve Japonya'da yapılan araştırmalar bal ve tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.
Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal, bir tatlı kaşığı toz tarçın ilavesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkanır.
5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.
3 kısım bal, 1 kısım tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır.
Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır.
Egzama, mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki bal ve tarçın karışımı uygulanır.
Bir kaşık ılıtılmış bal, 1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde üç defa yenir.
Bu uygulama birçok kronik öksürük, soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.
Bal ve tarçınla hazırlanan çay, düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler.
4 kaşık bal, 1 kaşık toz tarçın, 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri, taze ve yumuşak tutar, yıpranmasını durdurur.
Araştırmayı yapan Dr. MİLTON, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının her gün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00'te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tespit etmiştir.
Bir bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır. Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir.
Düzenli uygulanırsa kilo verilir.
Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.
 

İştahınızla Nasıl Başa Çıkarsınız?

Her şeyi denemenize rağmen iştahınıza dur diyemiyorsanız, size 5 önerimiz var.
1. Daha uzun süre çiğneyin
Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beyinin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına gelir. Üstelik tat alma duyusu da daha fazla tatmin edilir. Böylece doyduğunuzu anlamanızla yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalır. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da çabası...
2. Güç harcayarak egzersiz
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor.
Böyle bir durumda, normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak başlamak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapalı olacaktır. Ama asla öğün atlama hatasına düşmeyin. Hem vücudunuz güçsüz düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.
3. Tat alma duyunuzu tatmin edin
Yapılan araştırmalara göre değişik tatlarla bu duyuyu tatmin etmek, daha az miktarla yetinebilmemizi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek ise, özellikle de tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın kendini iptal etmesine neden oluyor. Bu yüzden de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Bu durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
4. Atıştırma krizlerini engelleyin
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada birseller atıştırmak isteyebilirsiniz ama sizi doyuracak miktarlar çok az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin. Çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.
5. Daha fazla su için
Su içmek kendinizi tok hissetmenize yardımcı olduğu için önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi de önler.

 

İşte Zayıflatan Yiyecekler

Diyet yaparken birçok kişinin aklına takılan başlıca sorular iştahını nasıl yeneceği ve metabolizmasını nasıl hızlandıracağına dairdir. Diyet yaparken de herkesin peşinde koştuğu daha hızlı kilo verdiren süper besinlerdir. Öyle ki; bazı besinlerin iştah ve metabolizma üzerinde etkisi olduğu doğrudur. İşte bilimsel gerçekliklerle iştahı ve metabolizmayı etkileyen besinler:
Yumurta: Örnek protein kaynağı olan yumurtanın tokluk süresini uzattığına dair bilimsel veriler vardır. Sabah kahvaltılarında bir adet haşlanmış yumurta tüketerek tokluk sürenizi uzatabilirsiniz.
Kırmızı acı biber: Acı biberin içerdiği kapsaisin adlı maddenin metabolik hızı arttırabileceği bilimsel çalışmalar ile saptanmıştır. Yemeklerinize ve salatalarınıza katacağınız bir miktar acı kırmızıbiber ile bedeninize canlılık, menülerinize lezzet ekleyebilirsiniz. Ayrıca kapsaisin adlı maddenin iştahı azalttığına dair bilimsel verilerde bulunmaktadır.
Yeşil çay: Güçlü antioksidan etkisi ile bedenimizi zehirli maddelerden temizlemesinin yanı sıra, yeşil çay içerdiği bileşikler ile metabolik hızı da arttırmaktadır. Günde 1 - 2 fincan yeşil çay tüketerek metabolizmanızı enerjik hale getirebilir aynı zamanda bedenimize dost antioksidanları da alabilirsiniz.
Badem: Yağlı kuruyemişlerden olan badem birçok vitamin, mineral ve posadan zengindir. Bunun yanı sıra kalp sağlığını koruyan omega-3 yağ asitlerini de içerir. Yapılan son bilimsel araştırmalar, beslenme programında yeterli miktarda (aşırı değil!) badem bulunan kadınların, badem tüketmeyen kadınlara göre daha kolay kilo verdiğini göstermiştir.
Sirke: Salatalarınıza ekleyeceğiniz sirke tokluk sürenizi uzatabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar, sirkenin içinde bulunan asetik asidin sindirim hızını yavaşlattığını ortaya koymuştur. Böylece kan şekeriniz daha dengeli yükselir ve daha uzun süre kendinizi tok hissedersiniz.
Tarçın: İşte başka bir iştah azaltıcı… Tarçın üzerinde yapılan çalışmaların sonucunda, tarçının özellikle şeker hastalarında kan şekeri dengeleyici bir etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Şeker hastasıysanız ve diyet yapıyorsanız hem daha uzun süre tok hissetmek hem de kan şekerinizi dengelemeye yardımcı olmak adına günde ¼ - ½ çay kaşığı kadar tarçın ile menülerinizi süslemeyi deneyebilirsiniz.
Zeytinyağı: Günlük yağ gereksinmesinin bir kısmı tekli doymamış yağ asitlerinden karşılandığında yani zeytinyağı tüketimi yeterli olduğunda metabolizmanın desteklendiği ve kilo vermenin kolaylaştığı bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir.
Salata: Öğünlere koca bir kâse salata ile başlamak veya öğün içerisinde bolca salata tüketmek öğünde alınan kaloriyi azaltabilir. Sebzeler yüksek posa yoğunlukları ile midede yer tutarak daha çabuk doymamıza yardımcı olurlar. Ayrıca zayıflama diyetlerinde görülebilecek bir sorun olan kabızlığında çözümünde önem taşırlar.
Etli, Sütlü veya Yumurtalı Çorba: Çorbalar öğünde daha az enerji tüketmek için farklı bir yoldur. Su içerikleri nedeni ile midede oluşturdukları basınç nedeni ile daha kısa sürede doymamızı sağlarlar. İlginç bir bilimsel veri de, protein içeriği yüksek çorbaların gün boyunca enerji alımını azaltmada diyet yapanlara yardımcı olmasıdır.
Peynir: İçeriğinde yer alan proteinler iştahı baskılamakta yardımcı olur. Bunun dışında yüksek kalsiyum içeriği nedeni ile de zayıflamaya yardımcı etkisi olabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar yetersiz kalsiyum tüketiminin kilo vermeyi zorlaştırdığını ortaya koymuştur.
 

Kabak Çekirdeği

Kabak çekirdeği birçoğumuzun zevkle yediği bir kuruyemiş. Aslında yine birçoğumuzun da bilmediği bir sağlık kaynağı.
Kabak çekirdeği ciddi bir bağırsak kurdu düşürücüdür.
Tuzsuz tüketildiğinde çok hızlı ve etkili bir şekilde tenyanın dökülmesine neden olur.
Bunun için çocuklarda 40 gram,  büyüklerde 100 gram tuzsuz kabak çekirdeği yeterlidir.
Kabak çekirdeğinin asıl mucizesi iyi huylu prostat büyümesidir.
(BPH) ile ilgili. Şu an kabak çekirdeğinin BPH'ı azalttığı hatta önlediği tıbben kanıtlanmış ve kabul görmüş durumda.
Yine BPH'la bağlantılı ortaya çıkabilecek idrar yolları bozukluklarına da faydalı.
Bu mekanizma - phystosterin denen bir madde sayesinde oluyor.
Kabak çekirdeği karotenoid içeriyor.
Yapılan araştırmalar karotenoidden zengin beslenen erkeklerin BPH riskinin düşük olduğunu gösteriyor.
Kalın bağırsak kanseri riskini azaltıyor.
Ayrıca içerdiği E vitamini ile hücre zarının oxide olarak bozulmasını önlüyor.
Sağlıklı hücreler kanserde önemli rol oynuyor.
Yine E vitamini geç yaşlanmamızı ve yaşlılığımızı genç gibi geçirmemizi sağlıyor.
Lif içeriği de kanserle ilişkili.
Lifli gıdalar kabızlık sorununu ortadan kaldırıyor.
Su tutup şişerek tokluk hissi veriyor.
Bu sayede hem bağırsaklar normal çalışıp sıkıntı yaratmıyor hem de diyet yapmış oluyorsunuz.
Ama en önemlisi kabızlık önlemesi.
Antioksidan yani kanser yapan maddeler bağırsaklarda daha az kalıyor bu da kanser riskini azaltıyor.
Kabak çekirdeği mineraller, esansiyel yağlar ve proteinler bakımından zengin.
Ayrıca içinde kemikler ve iştah için önemli bir madde çinko var.
Bir bardak kabak çekirdeği günlük çinko, demir ve E vitamini ihtiyacımızın tamamını, yarım bardak kabak çekirdeği ise günlük magnezyum ihtiyacımızın tamamını karşılıyor.
Omega 3 ve Omega 6 içeriği beyin fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı oluyor.
Zihinsel gelişimi olumlu yönde etkiliyor.
Arjinin adlı amino asit sayesinde nitrit oksik oluşumu ile damarların esnemesi ile ereksiyon ve kalp problemlerinde kullanılma potansiyeli yüksek olduğundan bu alanla ilaç yapım çalışmaları sürüyor.
Fosfor içeriyor. Fosfor kemik oluşumuna yardımcı oluyor, böbrek fonksiyonlarını düzenliyor.
Sağlıklı kemikler, kemik kanseri riskinin azalması anlamına geliyor.
Özellikle erkeklerde belirli bir yaştan sonra ortaya çıkan kemik erimesini önlüyor yahut azaltıyor.
Doymamış yağ oranı yüksek olduğundan kandaki trigliseridi düşürüyor yani kolesterol sıkıntısının çözülmesine yardımcı oluyor.
Yine bu mantıkla ve phystosterin maddesinin de yardımıyla damar kanserine iyi geliyor. 

Kestanenin Faydalarını Biliyor musunuz?

İçerdiği vitamin ve mineraller ile kestane, kış mevsiminin olumsuz şartlarına, fiziksel ve zihinsel yorgunluklara karşı paha biçilmez bir sağlık kaynağı.
Potasyum, fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir, sodyum mineralleri ile C, B1, B2, PP vitaminlerini içeren ve şeker, protein, yağ açısından zengin olan kestanenin, 100 gramında 200 kalori bulunuyor. Nişasta, mineral tuz, özellikle potasyum ve diğer besinsel değerleriyle kestane, kış mevsiminin olumsuz şartlarına, fiziksel ve zihinsel yorgunluklara karşı paha biçilmez bir sağlık kaynağı. Kalp ve kas sistemini uyarıp organizmanın su dengesini düzenleyen kestane, kasları güçlendiriyor, kan dolaşımını hızlandırıp varis ve basurların gelişimini önlüyor.
Kestane, en çok potasyum düşüklüğünden yakınanlara öneriliyor, çünkü 100 gramında tam 500 mg potasyum bulunuyor. Ancak uzmanlar, damar sertliği ve şeker hastalığından yakınanların, kestaneyi ölçülü miktarda yemeleri gerektiğini vurguluyor.
Çocuk, genç ve yaşlılar için çok değerli bir enerji kaynağı olan, antik çağlardan beri "aşk iksiri" olarak bilinen kestanenin yaşamı uzattığı dahi öne sürülüyor. İnsanoğlunun bala batırarak tatlıya dönüştürüp yediği ilk meyvelerden biri olan kestanenin, antik çağda kutsal sayıldığı için saraylarda verilen büyük şölenlerin değişmez lezzeti olduğu biliniyor. Kestane ile ilgili efsaneler de dünden bugüne dilden dile anlatılıyor. Rivayete göre Güney Avrupa'nın bir köyünde 4 bin yıllık dev bir kestane ağacı bulunuyor. Ağaç, 50 metre çapındaki gövdesi ve dev yapraklarıyla neredeyse tüm köyü kaplıyor. Yapraklarının adalet dağıttığına inanılan ağaç için, "200 kişilik şövalye ordusu" deniliyor.
Kestaneyi nasıl tüketebileceğinize dair öneriler ise şöyle sıralanıyor:
Kestaneleri pişirmeden önce, keskin bir bıçağın ucuyla üst taraflarına derince birer çizik atın. Mümkünse kısa saplı bir bıçak kullanın; zira bu, işinizi kolaylaştıracaktır. Daha sonra kestaneleri yıkayıp, kurulayın. Grilde veya sadece üst ızgarası yanan bir fırında pişirin. Sobanın üzerinde ya da mangalda da pişirebilirsiniz. Ayrıca, gazlı ocak üzerinde teflon tavada kestane kebap yapmanız da mümkün. Kestane kebabı özellikle kış gecelerinin vazgeçilmez keyiflerinden biri.
Kestane şekerini evde de yapabilirsiniz.
Kestane haşlanır ya da közde pişirilerek yenir. Et ve sebze yemeklerine, tatlılara eklemeden önce, kestanelerin kabuklarını çizin ve bir kaba koyup üzerlerini örtecek kadar su ilave edin. Daha sonra haşlayıp süzün ve kabuklarını soyun, yemeğin pişmesine 15 dakika kala ilave edin.
Kestane en çok hindi ve kuzu etine yakışır. Kış sebzelerinden kereviz, patates ve havuçla uyum sağlar. Tatlı olarak, muz ve elma gibi meyvelerin yanı sıra çikolata sosu ile de servis yapabilirsiniz. Kestaneyi püre haline getirdikten sonra şekerle karıştırıp, dilediğiniz meyve ya da çikolata sosu ile zenginleştirerek sofranıza getirebilirsiniz. Haşlanmış kestane ile kek ve pastalar hazırlayabilirsiniz. Balla karıştırılmış kestane püresi ise özellikle iştahsız çocuklara önerilir. Hemen her yaştan insanın severek yediği kestane şekerinin pratik tarifi ise şöyle:
 
Malzemeler:
500 gr. iri kestane
2.5 su bardağı toz şeker
2.5 su bardağı su
1 tatlı kaşığı vanilya
 
Hazırlanışı:
Kestanelerin dış kabuklarını bir bıçak yardımıyla keserek soyun. Soyulmuş kestaneleri su dolu tencereye alıp, ince kabukları yumuşayıncaya kadar kısık ateşte bekletin. Daha sonra sudan çıkaracağınız kestaneler ılınınca, ince kabuklarını da soyun. Bu arada toz şekeri başka bir tencereye alıp, üzerine su ilave edin. Orta ateşte şeker eriyinceye kadar kaynatıp, kestaneleri ilave edin.
Kısık ateşte yaklaşık 2 saat pişirin. Tencereyi ateşten alıp, 1 gün kadar bekletin. Ertesi gün, tencereyi tekrar kısık ateşe alıp 10 dakika kadar tutun ve üzerine vanilya serpin. Kestaneleri şerbetten çıkarıp, küçük kağıt kalıplara yerleştirin. Soğuduktan sonra servis yapın. 

Kuruyemişin Faydaları

Ay Çekirdeği Faydaları
Kolesterolü düşürür.
Damar sertliğini giderir.
Kır işçilerinin ve zayıf kalmış çocukların günde 50 gram yemesi tavsiye edilir.
Cinsel arzuyu artırır.
Kalp ve sinir hastalıklarını önler.
İdrar söktürür.
Solunum sistemi rahatsızlıklarında iyileştirici etkilere sahiptir.
Kabak Çekirdeği Faydaları
Böbrekleri güçlendirir.
Böbrek, mesane iltihaplarını önler.
İdrar yollarında oluşan hastalıkları giderir.
Bağırsak kurtlarını düşürür.
Birçok prostat ilacının bileşiminde kabak çekirdeği bulunmaktadır.
Tuzlu Fıstık Faydaları
Cinsel arzuyu artırır.
Zihinsel ve bedensel yorgunluğu alır.
Böbrek ve safrakesesi ağrılarını hafifletir.
Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.
Yalnız olarak yenmeli, portakal, elma, armut gibi meyve veya sebzelerle tüketilmemelidir.
Antep Fıstığı Faydaları
Günde 10 - 12 adet yenilen iç antepfıstığı, vücudun günlük yağ ihtiyacını karşılayabilmektedir. 100 gram Antep fıstığı vücudun günlük protein, vitamin B1 ve fosfor ihtiyacının %35'ini karşılayabilmektedir.
Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığının riskini azaltır.
Antep fıstığı şeker hastalığında (Diabete Mellitus) kullanılabilir.
İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler.
Antep fıstığı nekahet dönemlerinde de vücudun dostudur. Bir terkip içinde veya tek başına tüketilen fıstık, nekahet dönemin rahat ve kısa sürmesini sağlar, bünyeyi dirençli hale getirir.
Akciğer için iyi bir iltihap temizleyicidir. Göğsü yumuşatır, ağrılarını hafifletir, öksürüğün geçmesine yardımcı olur.
Kaju Fıstık Faydaları
Çinko içerdiğinden gribe karşı koruyucu etkisi vardır, bağışıklık sistemini güçlendirir, büyüme ve gelişmeyi olumlu etkiler.
İçerdiği minerallerden magnezyum (276 mg/100 gr) kemik ve sinir dokusunu besler, kasların çalışmasını düzenler, kalp atışlarını düzenler.
Kansızlığın önemli rahatsızlıklara yol açtığı hamile ve çocuklarda D vitamini içeriği ile eksikliği giderir, kemikleri ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
Özellikle gebelikte takviyesi gereken demir (6,43 mg/100 gr) mineralini içerir.
İçerdiği selenyum ile vücudu çeşitli hastalıklardan korur, şeker hastalığının gelişimini engeller, kansere karşı direnci arttırır.
İçerisinde bulunan potasyum tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir. Kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit ve siroz tedavisinde olumlu etkiler gösterir.
Fındık İçi Faydaları
Cildi güzelleştirir.
Varis tedavisinde faydalıdır.
Enerji verici ve besleyicidir. Cinsel gücü artırır.
Güç ve dikkat gerektiren durumlarda yararlıdır.
Böbrekteki kum ve taşları döker, böbrek rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.
Vücutta artık madde bırakmadan protein verir ve vücudun normal çalışmasına, zayıf düşmemesine yardımcı olur.
Gelişme çağındaki çocukların gelişmelerini daha iyi sağlamak için fındık verilmelidir.
Yüksek tansiyondan prostata, kalp şikâyetinden menopoz dönemi sorunlarına kadar birçok rahatsızlıkta fındık vücudu güçlendirici ve sağlığımızı koruyucu bir görev üstlenir.
Yapılan pek çok araştırma, fındığın kolesterolü düşürdüğünü ve kalp krizi riskini azalttığını, içerdiği yüksek kalsiyum sayesinde kemikleri ve dişleri güçlendirdiğini, cinsiyet hormonlarını geliştirdiğini ve günlük yaşamda enerji verdiğini ortaya koyuyor.
Her gün sadece 25 - 30 gram fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının yüzde 100'ünü karşılıyor.
Son zamanlarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, fındıkta bol miktarda bulunan beta - sitosterol maddesi, kolesterolü düşürmede ve kanser (kolon, prostat, göğüs) gibi pek çok hastalığı önlemede önemli bir rol oynayabiliyor. Bu husus, tümör büyümesini engelleme ve apoptosis uyarımı içinde geçerli.
Patlatmalık Mısır Faydaları
Mısır lifli bir besindir. Bu yüzden kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağlar ve kabızlığı önler, alınan posa miktarı artıkça koroner kalp hastalığı riski de azalır.
İçerdiği yüksek karbonhidrat miktarı sayesinde enerjinize enerji katar.
Mısırda protein, kalsiyum, demir, fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur.
Badem Faydaları
Sinirleri güçlendirir.
Göğüs hastalıklarını önler.
Beden ve zihin yorgunluğunu giderir.
Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.
Böbrek ve idrar yolları iltihaplarını iyileştirir.
Badem yağı ayrıca müshil olarak da kullanılır.
Kolesterolü düşürür. Kalp krizi riskini azaltır.
Her gün 42 gram badem veya fındık tüketimi kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.
Kan şekeri düzeyini ayarlar; kansere yakalanma riskini azaltır.
Cinsel güçsüzlüğe karşı etkilidir.
Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir.
Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
Leblebi Faydaları
Anne sütünü artırır.
Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır.
Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar vücuda yararlıdır.
Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına yardımcıdır.
Beyaz Leblebi Faydaları
Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar vücuda yararlıdır.
Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına yardımcıdır.
Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır.
Anne sütünü artırır.
Ceviz Faydaları
Kanda kolesterolün yükselmesini önler.
Beynin çalışmasını güçlendirir.
Çocukların okul performansları ve hatırlama yetileri arttırmak için gereklidir.
İçerdiği fosfor ve kalsiyum zihni yorgunluğu giderir, kemik ve dişleri güçlendirir.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
İyi bir antioksidan kaynağı olması sebebiyle kanserle savaşta önemli rolü vardır.
Ceviz yenmesi, kalp sağlığının korunmasına yardımcı olur: Cevizin içerdiği doymamış yağlardaki linoleik asit, kolesterol düzeyini düşürür. Ayrıca içerdiği alfalinoleik asit ile omega 3 yağ asitleri, damar tıkanmalarını önler. Yapılan araştırmalar, düzenli ceviz yiyen kişilerde koroner damar hastalıklarına yakalanma riskinin önemli oranda azaldığını göstermektedir.
Kansızlığı önler.
Şeker hastalıklarında kap hastalığı riskini düşürür.
Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara karşı koruyucudur.
Mide gazını ve sindirim bozukluklarını giderir.
Kırmızı kan hücrelerinin biçimlenmesine, akciğerlerden dokulara oksijen taşınmasına yardımcı olan ve
kansızlığı önleyen Potasyum açısından oldukça zengindir. Potasyum, sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gereklidir.
Safra kesesi taşı oluşumunu engellediği saptanmıştır.
Kuru İncir Faydaları
Kansere karşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.
Hamilelerde ve çocuklarda kemik gelişimini sağlar.
Yaşlılarda kemik erimesini önler.
İçerdiği protein ile hücreleri tamir eder ve yeniler.
Zengin demir minerali ile kanı güçlendirir.
Kemik hastalıklarında ve gelişim bozukluklarında olumlu etkileri gözlemlenmiştir.
Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler.
Kuru Hurma Faydaları
Hurma, zihni ve bedeni gelişmeyi sağlar.
Kansere karşı koruyucudur, öksürüğü keser, boğaz ağrısını, bronşiti ve soğuk algınlığını giderir.
Kemik hastalıklarında faydası ise yadsınamaz.
Mineraller açısından oldukça zengindir. İçeriğinde kalsiyum, potasyum, demir, B vitamini bulunmaktadır.
Kuru Kayısı Faydaları
Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stresi azaltır.
Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar.
Kemiklerin düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur.
Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin
iyileşmesinde rol oynar.
Böbreklerde taş oluşumu riskini azaltır.
Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır.
Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.
Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar.
Potasyum oranı yüksek olması nedeniyle kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit ve siroz tedavisinde olumlu etkiler gösterir.
Saf karbonhidrat içerdiğinden hazır enerji kaynağıdır.
Ciltteki pürüzleri gidererek daha düzgün ve canlı görünüm sağlar.
Kayısı A,B,C vitaminleri, protein, bol miktarda şeker ve madensel tuzlar içeren bir meyvedir. İştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.
Sinirleri güçlendirir, uyku verir, kabızlığa iyi gelir.
Kuru Üzüm Faydaları
Üzüm ürünlerindeki demir, kalsiyum ve potasyum minerallerinin, kemik gelişimi yanında kansızlığı, halsizliği, zayıflığı ve ishali tedavi edici özelliği bulunmaktadır.
Kilo almak isteyen de rejim yapmak isteyen de üzüm yemelidir çünkü enerji verir.
Protein ve karbonhidrat kaynağıdır. A,B1,B2,B6, C vitaminleri ile fosfat, kalsiyum, demir, fosforik asit, organik asitler, formik asit minerallerini içerir. Günlük kalsiyumun 1/5'ini ve demirin ise 1/3'ünü karşılar. Mineraller halsizliği, kansızlığı, ishali ve zayıflığı tedavi eder.
Karaciğer zafiyetine, öksürüğe, bronşite iyi gelir.
Unutkanlığı azaltıcı etkileri olduğu gözlemlenmiştir.
Diş çürümelerini engeller.
Üzümde %20 oranında direk olarak kana karışan şeker vardır. Bu özelliği ile bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir gıdadır.
Gıda şekli anne sütüne benzer. Üzümdeki bol demir kan yapar.
Türk Kahvesi Faydaları
Kahvenin içerdiği kafein maddesi, sinir sistemini uyarıp zihinsel aktiviteyi güçlendirir.
Uyuşukluğu giderip enerji verir ve uyanık kalmayı sağlar.
Yapılan araştırmalar günde 6 fincan kahve içen 55 yaşındaki bir kişinin düşünme potansiyelinin içmeyenlere oranla 6 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.
Ayrıca kahve içenlerde içmeyenlere nazaran daha az diş çürüğünün olması, bir başka dikkat çekici araştırma sonucu.
Kahve içtikten sonra organizmada ani değişiklikler oluyor. Tüm vücut ani bir enerji akımı ile doluyor.
Bu enerji çocuklarda 3, yetişkinlerde ise 5-7 saat sonra azalmaya başlıyor. Tüm bu olumlu yönlerine rağmen kahveyi çok fazla tüketmemekte fayda var.
Araştırmalar günde iki fincan kahvenin kolon kanseri riskini yüzde 25, safra kesesinde taş riskini yüzde 45 azalttığını gösteriyor. 
Kanser riskini azaltıyor: Norveç'te yapılan bir araştırma, meyve ve sebzeden bile daha çok antioksidan içerdiğini ortaya koymuştur.
Alzheimer‟i önlüyor: Portekiz'de 2002 yılında yapılan araştırmaya göre kafein beyni zinde tutuyor.
 

Meyve-Sebze Yaşlanmayı Geciktiriyor

Sıcak yaz günlerinin vazgeçilmez besinlerinden taze meyve ve sebzelerin yaşlanmayı geciktirmede etkili olduğu bildirildi. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında bol miktarda tüketilmesi tavsiye edilen taze meyve ve sebzelerin içerdikleri A ve C vitaminleri ile vücudu birçok olumsuz etkiye karşı koruduğunu belirtti.
Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nurten Budak besinlerin koruyucu etkisi hakkında bilgi verdi:
“Kayısı, portakal, havuç, domates, şeftali ve üzüm gibi meyveler ile yeşil yapraklı sebzeler A ve C vitamini bakımından oldukça zengin besinlerdir. Bunlarla birlikte meyve ve sebzelerin geneli, A ve C vitaminlerinin içeriğinde bulunan antioksidan maddeler nedeniyle genel vücut sağlığının korunmasında çok faydalıdırlar. Antioksidan maddesi, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek birçok hastalığa karşı direnci artırır, hücreleri dış etkenlere karşı korur ve hücrelerin yıpranmasını engeller.
Özelikle A vitamini, vücudu mikroorganizmalara karşı koruma özelliğine sahiptir. Antioksidan maddesinin bu özelliği ile meyve ve sebzeler, yaşlanma etkilerini geciktirir. Ayrıca, hücrelerin yıpranmasını engellediği için meyve ve sebzelerin kansere karşı koruma sağladığı da söylenebilir. Çünkü kanser, hücrelerin kendini yenileyememesi sonucu ortaya çıkmaktadır.”
Hijyene Dikkat
Budak, gerekli hijyen sağlanamadığı takdirde meyve ve sebzelerin birçok zararlı sonuçlar ortaya çıkardığını da vurguladı.
Meyve ve sebzelerin iyice temizlenmeden yenmemesi gerektiğine dikkati çeken Budak, şöyle devam etti:
“Meyve ve sebzeler, özellikle tarım ilaçlarından arındırılması için bol su ile yıkanmadan kesinlikle yenmemelidir. Meyve ve sebzelerin üzerlerine işleyen tarım ilaçları, kısa sürede etki yapmamakta, ancak vücutta birikerek ileri ki zamanlarda ciddi enfeksiyonlara yol açmaktadırlar. Sindirim rahatsızlığı olmayan insanların iyice yıkadıkları sebze ve meyveleri çiğ olarak yemeleri vitamin kaybını önlemek açısından daha faydalıdır. Ayrıca, soyulan meyve ve sebzeler de bekletilmeden tüketilmelidir.”
Budak, vücut sağlığının korunmasına yararlarını sıraladığı meyve ve sebzeleri, sigara tiryakileri, yaşlılar, çocuklar, gebe ve emziklilerin diğer insanlara göre daha fazla tüketmeleri gerektiğini de sözlerine ekledi. 
 

Nar Suyu Girmeyen Eve Doktor Girer

Kalbi koruyan, damar tıkanıklığını önleyen nar, kansere karşı da etkili.
Columbia Üniversitesi New York Presbyterian Hastanesi kardiyologlarından Doç. Dr. Özgen Doğan, yapılan son araştırmaların, nar suyunun damar tıkanıklığını önleyici özelliğini ortaya çıkardığını belirtti. Nar suyunu tablet haline getirme çalışmalarının gündemde olduğunu vurgulayan Doğan, şu bilgileri verdi:
"Hayvan deneylerinde, nar suyuyla beslenme sonrasında damar plakları ve tıkanıklıkları %44 geriledi. İnsanlar üzerinde yapılan bir araştırma ise 2 hafta boyunca günde 50 ml nar suyunun, tansiyonu artıran enzimi %36 düşürdüğünü gösterdi. Bu sayede tansiyon %5 düşürüldü."
10 bardak yeşil çay yerine geçiyor
Narda, kansere karşı koruyucu antioksidanlar bulunuyor. Nar suyundaki antioksidan miktarı, kırmızı şarap, yeşil çay, kızılcık ve portakal suyuna göre 3 kat daha fazla. 1 bardak nar suyu, 2 kadeh kırmızı şarap, 10 bardak yeşil çay ve 4 bardak kızılcık suyu ile ayni seviyede antioksidan madde içeriyor. Narda ayrıca C vitamini, demir ve potasyum var.
 

Ömrü Uzatan 7 Gıda

Kalbi koruyor
Badem: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını %4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.
Diyabeti önlüyor
Kahve: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini %35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.
Sinirleri rahatlatıyor
Tarçın: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.
Patatesi haşlayın
Patates: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi'ne göre en yararlı 100 besin arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.
Kaslar için faydalı
Sebze Çorbası: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.
Kansere karşı birebir
Zeytinyağı: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren "8oxodG" adlı maddenin seviyesinin azaldığı ortaya çıktı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytinyağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.
Kanseri engelliyor
Çay: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini %50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60'a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.
 

Sağlıklı Meyve Suları

Havuç + Zencefil (kök) + Elma: Sistemimizi arındırır ve kuvvetlendirir.
Elma + Salatalık + Kereviz: Kanseri önler, kolesterolü düşürür ve mide sorunlarını ve baş ağrısını düzeltir.
Domates + Havuç + Elma: Cildi sıkılaştırır ve nefes alma zorluklarını giderir.
Su kabağı + Elma + Süt: Nefesi açar ve vücut ısısını düşürür.
Portakal + Zencefil Kökü + Salatalık: Cildi gerer ve nemlendirir ve vücut ısısını düşürür.
Ananas + Elma + Karpuz: Fazla tuzun atılmasını sağlar, idrar kesesini ve böbreği düzenler.
Elma + Salatalık + Kivi: Cildi temizler ve sıkılaştırır.
Armut + Muz: Vücuttaki şekeri düzenler.
Havuç + Elma + Armut + Mango: Vücut ısısını düzenler, toksinleri atar, tansiyonu düşürür ve oksitlenme ile mücadele eder.
Tatlı Beyaz Kavun + Siyah Üzüm + Karpuz + Süt: C vitamini çok zengin + hücreleri yenileyen B2 vitamini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.
Papaya + Ananas + Süt: C, E ve Demir açısından çok zengin. Cildi sıkılaştırır ve metabolizmayı hızlandırır.
Muz + Ananas +Süt: Vitamin açısından çok zengin ve kabızlığı giderir.

Simitteki Tehlikeyi Biliyor musunuz?

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, simidin en önemli maddesi olan susam nedeniyle yaşanabilecek sıkıntıya dikkat çekti.
Bir süre önce ellerinin kaşınmaya başladığını ve bu durumu araştırdığını belirten Saraçoğlu, günlük olarak yediği her şeyi not ettiğini ve bir süre sonra bu olayın sebebini bulduğunu belirtti.
İbrahim Saraçoğlu, simitteki susamın insanda neden alerjik reaksiyona yol açabileceğini ve ürtikeri olanlarda hastalığı tetikleyebileceğini şöyle aktardı:
"Son yıllarda ürtiker (kurdeşen) denilen rahatsızlık, fazlasıyla artmaya başladı. Aynı şey benim başıma geldi. Vaka ürtiker olarak değil, ellerim ve diz kapağımdan alt tarafım kaşınmaya başlıyordu. Özellikle de öğleden sonraları. Ben günlük yediğim her şeyi, ne yiyip içersem yazıyorum. Çünkü kendime de kür uyguluyorum. Simitler satılıyor biliyorsunuz. Ne zaman simit yesem, bu tamam. Çünkü yaklaşık olarak en geç 4 saat içinde etkisini gösteriyor. Ellerim kaşınmaya başlıyor. 'Bu neden olabilir?' falan diyorum, sorguluyorum, notlarıma bakıyorum, ne zaman ne yedim bakıyorum. Bir iki ay içerisinde bunu çözdüm. Simitten kaynaklanıyor. Susamdan. Bunlar ithal susamdır. Kırık genli susamlar. Genleriyle oynanmış demiyorum. Kırık genli. Dolayısıyla alerji bu tür bir reaksiyon veriyor. Bu konuda çok sayıda şikâyeti olan insanlar var. Ürtikeri olan insanların da ürtikerini tetikliyor."
Prof. Dr. Saraçoğlu, daha önceki dönemlerde simitle ilgili böyle bir sorunun olmadığını ifade ederek "Eskiden de simit vardı ama susam doğal susamdı. Şimdikiler maalesef böyle değil." diye konuştu.

Sizi Acıktıran Yiyecekler

Greyfurt: Diyet yapıyorsanız uzak durmanız gerekenlerden biri de greyfurttur. Kansere karşı koruyucu olan greyfurdun kötü yanı iştah açıcı özelliğinin bulunmasıdır.
Karalahana: Karaciğer ve bazı kan kanseri türlerine de iyi gelen kara lahana, ayrıca iyi bir iştah açıcıdır.
Patates: Patatesin yapısında bulunan bileşikler kan basıncını düşürücü etki gösterir. Glisemik endeksi yüksek olan yiyecekler arasında bulunan patates, özellikle kızartma şeklinde pişirilirse, kan şekerinin çok çabuk yükselmesine neden olduğundan çok çabuk acıkmanıza neden olur.
Kırmızıbiber: Acının metabolizmayı çalıştırmak gibi önemli bir faydası olsa da kırmızıbiberin iştah açıcı etkisi yok sayılamaz. Kolesterolü önleyici özelliği bulunan kırmızıbiberi mümkün olduğu kadar az tüketmeye bakın.
Nohut: Mideyi temizleyerek iştah açan nohut, sağlık açısından yararlı olsa da kilo verirken çok fazla tüketilmemesi gereken bir bakliyattır.
Havuç: Havucun kalorisi ve glisemik indeksi diğer sebzelere göre daha yüksektir. Bu nedenle acıktırıcı özelliği olan havucun diyetlerde bulunmaması gerekir.
Alkol: Alkollü içeceklerden uzak durmaya çalışın. Alkollü içkiler size kalori kazandırırken bir yandan da iştahınızın açılmasına ve karaciğerinizin yorulmasına neden olur.
Tuz: İştah açıcı özelliğe sahiptir. Çok tuzlu bir besinin ardından tatlı yeme isteğinin doğması, kan şekerinizdeki dalgalanmalar yüzündendir. Özellikle hem diyetlerde hem de günlük beslenmede aşırı tuz tüketiminden kaçının. Zaten gerekli olan tuzu yediğiniz tüm besinlerden karşılıyorsunuz.
Tarçın: Kokusuyla özellikle tatlıların vazgeçilmezi olan tarçın da çok çabuk acıktıran baharatlardandır.
Mısır: Glisemik indeks değerinin yüksek olması nedeniyle kan şekeri seviyesini yükselten mısır, yendikten sonra açlık hissi uyandırır. Bu nedenle diyet yapanların uzak durması gereken bir besindir.
İncir: Kilo aldırıcı özelliği bulunan incir iştah açar, bu nedenle diyet döneminde yemeniz tavsiye edilmez. İncir şeker hastaları için de zararlı meyvelerin başında gelir, dikkat edilmesi gerekir.
 

Su İçme Zamanları Önemlidir!

Uyanınca 2 bardak, yemeklerden yarım saat önce, banyodan ve yatmadan önce de birer bardak su içilmesi gerekir.
Su içmek için uygun zamanlama suyun insan vücudundaki etkinliğini azamiye çıkaracaktır.
Uyanır uyanmaz 2 bardak su - İç organları aktive eder.
Her yemekten 30 dakika önce 1 bardak su - Hazma yardım eder.
Banyodan önce 1 bardak su - Tansiyonun düşmesine yardım eder.
Uykudan önce 1 bardak su - Kalp krizini ve felci önler.
1. Beynimizin % 75' i sudur.
2. Vücut ısısını düzenler.
3. Hücrelere gıda ve oksijen taşır.
4. Solunum için oksijeni nemlendirir.
5. Yediklerimizi enerjiye çevirir.
6. Kanımızın % 83'üdür.
7. Atıkları (oksitleri) yok eder.
8. Hayati organlarımızı korur ve rahatlatır.
9. Kemiklerin % 22' sidir.
10. Gıdaları absorbe etmesinde vücuda yardım eder.
11. Adalelerin % 75'idir.
12. Eklem yerlerini rahatlatır / yastık vazifesi görür. 

Tok Tutan Süper Besinler

Avokado: B6 vitamini deposu olan avokado aynı zamanda kansere karşı da müthiş bir koruyucu. Aç olduğunuzda biraz avokado yerseniz ne kadar doyduğunuzu fark edersiniz.
Çavdar ekmeği: Diyetlerin vazgeçilmezi, zayıflamak isteyenlerin tercihi kepek ekmeği. Ancak burada yanlış bilinen bir şey var. Çünkü çavdar ekmeği kepek ekmeğine göre daha çok tok tutuyor. Beyaz buğday ekmeğinden %50 daha fazla doyma hissi sağlıyor.
Dil peyniri: Proteini yüksek bir gıda olan dil peynirinin hem yenmesi hem de yanınızda taşınması kolay. Ara öğünlerde dil peyniri yiyebileceğiniz gibi açlık hissettiğinizde de ondan yardım isteyebilirsiniz. Proteini yüksek olduğu için tok tutma özelliği diğer peynirlere göre daha fazladır.
Böğürtlen: Kendinizi çok aç hissediyorsunuz. Kolayı var. Hemen bir kase yoğurdun içine karıştırdığınız böğürtlen sizi bir süre tok tutar. Böğürtlen çok fazla antioksidan içerir. Bu nedenle yararlı bir meyvedir.
Sardalye: Çok iyi bir protein deposudur. Kan şekeri seviyesinin dengelenmesini sağlar. Bu sayede tokluk hissi verir. Ayrıca metabolizmanın çalışmasını sağladığı için de yararlı gıdalardan biridir.
Elma: Diyet yapanlara sürekli önerilen ve ara öğünlerde yenilen elmanın da tok tutucu etkisi vardır. Özellikle yeşil elmanın içinde bulunan pektin maddesi tokluğu sağlar, aynı zamanda da bağırsakları çalıştırır. Tok tutan besinlerden olan elmanın kalorisi de çok azdır. Acıktığınız zaman bir yeşil elma yiyin, açlığınızın bastırıldığını fark edeceksiniz.
Kepekli makarna: Lif oranı yüksek olan kepekli makarnayı beyaz undan yapılan makarnaya her zaman tercih edebilirsiniz. Lifli gıdalar yendikten sonra hacimlerinin yüzde 20'si kadar genişleme özelliğine sahip oldukları için tokluk hissi verirler.
Esmer pirinç: Kan şekerini dengede tutan esmer pirinç açlık hisseden karbonhidratların başında gelir. 
Yiyen kişiyi uzunca süre acıktırmaz. Bu nedenle yemeklerinizde esmer pirince bolca yer verebilirsiniz.
Yulaf ezmesi: Tokluk ve şişkinlik hissi veren besinlerin başında gelen yulaf ezmesi diyetlerde sabah kahvaltılarının vazgeçilmezidir. Ancak yulaf ezmesini süt ile değil su ile karıştırarak yerseniz faydası vardır. İlla ki sütle yemek istiyorsanız o zaman da yağsız sütü tercih edin. Yulaf ezmesi sinirlere de iyi gelir ve stresle mücadelede kolaylık sağlar. Aynı zamanda kolesterol düşürücü etkiye de sahiptir.
Badem: Obeziteye karşı çok faydalı olduğu kanıtlanmış yiyeceklerden biri de bademdir. Tokluk hissi verir. Günde 2 avuç kadar düzenli olarak badem yemek sağlığı korumaya da yardımcıdır.
Brokoli: Brokoliye kansere karşı olan diyetlerde sık sık rastlayabilirsiniz. Aynı zamanda antioksidan özelliğinden dolayı birçok hastalıkta koruyucu veya tedaviye yardımcıdır. Brokoli, mükemmel bir A ve C vitamini deposudur. Brokolide vücuttaki insülin dengesini koruyan krom bulunur. Kan şekerinin düşmesini engelleyen krom sayesinde açlık hissetmezsiniz.
Yumurta: Çok pişmiş yumurta da tok tutan yiyecekler arasındadır. Kaliteli protein alımını sağlayan en iyi yiyeceklerdendir. Hazırlanması çok kolay olan yumurta, içerdiği protein sayesinde tok tutar, kolay acıktırmaz.
Donmuş yoğurt: Tıpkı dondurmaya benzeyen donmuş yoğurtla, dondurma yeme ihtiyacınızı azaltıp, kalori alımını kısıtlayabilirsiniz. Meyveli olarak tüketirseniz de faydalı olur. Karnınızı tok tutan besinlerdendir.
Sebze çorbası: Sebze çorbası aslında atıştırmalık olarak kolay bir yemek değil. Ancak hem tok tutar hem de az kalori içerir. Acıktığınızda bir kase kadar içerseniz karnınızın doyduğunu fark edersiniz.
Çilek: Canınız çok tatlı istediğinde bir kap dolusu çilek yemenizde hiçbir sakınca yok. Hatta çileklerin üzerine bir tatlı kaşığı pudra şekeri bile dökebilirsiniz. Ayrıca çilekte yüksek oranda C vitamini bulunur. Cilt güzelliği için de son derece faydalıdır.
Ihlamur: Yemek saatine yakın bir bardak ıhlamur içerseniz iştahınızın kapanmasına yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca hastalıklara karşı da ıhlamur içmek yarar sağlar.

Yeşil Çayı Şimdi Hemen İçmeye Başlamak İçin 25 Neden

Yeşil çay, sağlığa olan müthiş yararları nedeniyle dünya çapında giderek çok popüler bir içecek durumuna gelmiştir. Yeşil çayın sağlığınıza sağlayabileceği faydalar son derece hayret vericidir.
Ve eğer bugün 3-4 bardak yeşil çay içmiyorsanız, sağlığınız için kesinlikle büyük bir lütuf yapmıyorsunuz demektir.
Yeşil çay ve kanser:
Yeşil çay kanser riskini azaltır. Yeşil çay, C vitamininden 100 misli daha etkili ve E vitamininden 25 misli daha iyidir. Bu durum kansere bağlı olduğuna inanılan hücrelerin korunmasına yardım eder.
Yeşil çay ve kalp hastalıkları:
Yeşil çay, kolesterol seviyesini düşürerek, kalp hastalığına ve felce karşı koruyucu olur. Kalp krizinden sonra bile, hücre ölümlerini önler ve kalp hücrelerinin geri kazanılmasını hızlandırır.
Yeşil çay ve yaşlanmayı geciktirme:
Yeşil çay, serbest radikallere karşı savaşan Polyfenol adlı bir antioksidan içerir. Bunun anlamı, yaşlanmaya karşı savaşmada ve uzun ömürlü olmayı desteklemede yardımcı olur.
Yeşil çay ve kilo verme:
Yeşil çay kilo vermenize yardımcı olur. Yeşil çay yağları yakar ve metabolizma hızına doğal olarak destek sağlar. Bir günde 70 kaloriye kadar yakar. Bunun anlamı 1 yılda 3 - 4 kg zayıflama demektir.
Yeşil çay ve deriniz:
Yeşil çaydaki antioksidan, kırışma ve cilt yaşlanmasına neden olan serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı cildi korur. Yeşil çay ayrıca cilt kanserine karşı savaşa da yardımcı olur.
Yeşil çay ve artrit (mafsal iltihaplanması):
Yeşil çay, romatoid artrit riskine karşı koruma ve azalma sağlar. Yeşil çay, kıkırdak dokuyu tahrip eden enzimi bloke ederek, bu dokuyu koruyarak sağlığınıza faydalı olur.
Yeşil çay ve kemikler:
Bu konudaki en önemli nokta, yeşil çayda bulunan yüksek florid miktarıdır. Kemiklerinizi kuvvetli tutmaya yardımcı olur. Her gün yeşil çay içerseniz, kemik yoğunluğunun korunmasına yardım eder.
Yeşil çay ve kolesterol:
Yeşil çay, kolesterol seviyesinin düşmesine yardımcı olur. Ayrıca kötü kolesterol seviyesini düşürerek, iyi kolesterol ile kötü kolesterol oranını da iyileştirir.
Yeşil çay ve obezite (aşırı şişmanlık):
Yeşil çay, yağ hücrelerindeki glikozun hareketini durdurarak, obeziteyi önler. Sağlıklı bir diyette iseniz, düzenli spor yapın ve Yeşil çay için, obez olma ihtimali kalmaz.
Yeşil çay ve şeker hastalığı:
Yeşil çay, lipit ve glikoz metabolizmasını iyileştirir, kan şekeri seviyesindeki hızlı artışları önler ve metabolizma hızını dengeler.
Yeşil çay ve Alzheimer:
Yeşil çay, hafızanızın desteklenmesine yardımcı olur. Alzheimer için bir tedavi yöntemi olmamasına rağmen, beyinde Alzheimere yol açan azaltılmış asetilkolin işleminin yavaşlamasına yardım eder.
Yeşil çay ve Parkinson:
Yeşil çaydaki antioksidan, beyinde Parkinson hastalığına neden olan hücre hasarının önlenmesine yardım eder. Yeşil çay içen insanlar Parkinson'un gelişmesinden daha az etkilenir.
Yeşil çay ve karaciğer:
Yeşil çay, karaciğer problemi olan insanlarda organ nakli başarısızlığının önlenmesine yardım eder. Araştırmalar, yeşil çayın yağlı karaciğerdeki zararlı serbest radikalleri yok ettiğini göstermiştir.
Yeşil çay ve yüksek kan basıncı:
Yeşil çay, yüksek kan basıncının önlenmesine yardım eder. Yeşil çayın içilmesi, yüksek kan basıncına yol açan angiotensin enzimini kontrol altında tutarak, kan basıncının düşük tutulmasına yardımcı olur.
Yeşil çay ve gıda zehirlenmesi:
Yeşil çayda bulunan catechin (kateşin), gıda zehirlenmesine neden olan bakterileri öldürebilir ve bu bakterilerin ürettiği toksinleri yok eder.
Yeşil çay ve kan şekeri:
Kan şekeri yaşın ilerlemesi ile artmaya eğilimlidir, ancak Yeşil çayda bulunan polyphenil ve polysakkaritler kan şekeri seviyesini düşürmeye yardım eder.
Yeşil çay ve bağışıklık:
Yeşil çayda bulunan polyphenol ve flavonoidler, enfeksiyonlara karşı savaşıp sağlığınızı güçlendirerek, bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olur.
Yeşil çay ve soğuk salgınlığı/grip:
Yeşil çay, soğuk almanızı ve grip olmanızı önler. Yeşil çaydaki C vitamini, grip ve genel soğuk algınlığı tedavisine yardımcı olur.
Yeşil çay ve astım:
Yeşil çayda bulunan Theophylline (Merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi bulunan doğal bir ksantin türevi), astımın şiddetini azaltır ve bronş kanallarını destekleyen kasları gevşetir.
Yeşil çay ve kulak enfeksiyonu:
Yeşil çay, kulak enfeksiyonu problemine yardımcı olur. Kulağı doğal şekilde temizlemek için, yeşil çaya bir pamuk stiği daldırın ve enfekte olmuş kulağı temizleyin.
Yeşil çay ve Herpes hastalığı:
Yeşil çay, Herpes hastalığının lokal interferon tedavisinin etkinliğini arttırır. Önce yeşil çay kompresi uygulayın ve sonra interferon tedavisinden önce cildin kurumasını sağlayın.
Yeşil çay ve diş çürümesi:
Yeşil çay, diş hastalıklarına yol açan bakteri ve virüsleri yok eder. Ayrıca ağız kokusuna neden olan bakterilerin gelişmesini de yavaşlatır.
Yeşil çay ve stres:
Yeşil çayda bulunan bir amino asit olan L-theamine, stresin ve endişenin/kaygının hafiflemesine yardımcı olur.
Yeşil çay ve alerji:
Yeşil çayda bulunan antioksidan bir madde olan EGCG (epigallocatechin gallate) alerjileri hafifletir. Eğer alerjiniz varsa, gerçekten yeşil çay içmelisiniz.
Yeşil çay ve HIV virüsü:
Japonya'daki bilim adamları, yeşil çayda bulunan EGCG maddesinin HIV virüsünün sağlıklı bağışıklık hücrelerine yapışmasını durdurabildiğini bulmuşlardır. Bunun anlamı, yeşil çay HIV virüsünün yayılmasını durdurabilmektedir.
 

Yumurtayı Maydanozla Yiyin

Yumurtada bulunan kolin maddesinin zekanın gelişmesi, hafıza ve öğrenme açısından önemli olduğunu, bu açıdan çocukların yumurta tüketmesinin gerekliliğini anlatan Dr. Ender Saraç, yumurtanın çok iyi bir demir kaynağı olduğuna da işaret ediyor.
Dr. Saraç, "Yumurtadaki demirden yararlanmak için, yanında C vitamini açısından zengin sivribiber, maydanoz, domates gibi narenciye ürünlerinin tüketilmesi yararlı olur" uyarısında da bulunuyor.
Yumurtada bulunan lesitinin, kolesterolün kalp damarlarına yapışmasını engellediğini belirten Saraç, haftada en az 3 - 4 kez yumurta yenmesini öneriyor. Aklınızda bulunsun!
 
Top